1. Qaree
  2. Sureler
  3. Rahman Suresi

Rahman Suresi nasıl ezberlenir

  • 55. sure
  • 78 ayet
  • Medeni
  • Mushaf sayfa 531–534

الرحمن

Rahman Suresi'ni Qaree'de ezberleyin

Uygulama yüklüyse onu açar, değilse App Store / Google Play'i açar.

Surenin tamamını dinleyin

Okuyan: Mişari Raşid el-Afasi

Ne kadar sürer

Her gün sürdürebileceğiniz bir hız seçin:

Günde 1 ayet78 gün
Günde 3 ayet26 gün
Günde 5 ayet16 gün

Ayet ayet nasıl ezberlenir

  1. Önce dinleyinAyeti birkaç kez dinleyin ve Arapça metni gözünüzle takip edin.
  2. Sesli tekrarlayınDiliniz alışana kadar tekrar tekrar okuyun. Qaree her tekrarı sayar.
  3. Ezberden okuyunMetne bakmadan okuyun. Qaree'nin okuma modu sizi dinler ve hata yaptığınız kelimeleri gösterir.
  4. Birleştirin ve tekrar edinYeni ayeti öncekilerle birlikte okuyun, ertesi gün sureyi bir kez daha tekrar edin.

Rahman Suresi: Arapça metni, okunuşu ve meali

  1. 55:1

    ٱلرَّحْمَـٰنُ

    Ar Rahmaan

    Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

  2. 55:2

    عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

    'Allamal Quran

    Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

  3. 55:3

    خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ

    Khalaqal insaan

    İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

  4. 55:4

    عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

    'Allamahul bayaan

    İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

  5. 55:5

    ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

    Ashshamsu walqamaru bihusbaan

    Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.

  6. 55:6

    وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

    Wannajmu washshajaru yasjudan

    Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.

  7. 55:7

    وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

    Wassamaaa'a rafa'ahaa wa wada'al Meezan

    O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.

  8. 55:8

    أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

    Allaa tatghaw fil meezaan

    Artık tartıda tecavüz etmeyin.

  9. 55:9

    وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

    Wa aqeemul wazna bilqisti wa laa tukhsirul meezaan

    Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.

  10. 55:10

    وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

    Wal arda wada'ahaa lilanaame

    Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.

  11. 55:11

    فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

    Feehaa faakihatunw wan nakhlu zaatul akmaam

    Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

  12. 55:12

    وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

    Walhabbu zul 'asfi war Raihaanu

    Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

  13. 55:13

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan

    Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  14. 55:14

    خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ

    Khalaqal insaana min salsaalin kalfakhkhaari

    O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.

  15. 55:15

    وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

    Wa khalaqal jaaan mim maarijim min naar

    Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.

  16. 55:16

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan

    Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  17. 55:17

    رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

    Rabbul mashriqayni wa Rabbul maghribayni

    O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.

  18. 55:18

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  19. 55:19

    مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

    Marajal bahrayni yalta qiyaani

    Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.

  20. 55:20

    بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

    Bainahumaa barzakhul laa yabghiyaan

    Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.

  21. 55:21

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  22. 55:22

    يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

    Yakhruju minhumal lu 'lu u wal marjaanu

    Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.

  23. 55:23

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan

    Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  24. 55:24

    وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَـٰمِ

    Wa lahul jawaaril mun sha'aatu fil bahri kal a'laam

    Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.

  25. 55:25

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  26. 55:26

    كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

    Kullu man 'alaihaa faan

    Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.

  27. 55:27

    وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    Wa yabqaa wajhu rabbika zul jalaali wal ikraam

    Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.

  28. 55:28

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  29. 55:29

    يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ

    Yas'aluhoo man fissamaawaati walard; kulla ywmin huwa fee shaan

    Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.

  30. 55:30

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  31. 55:31

    سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

    Sanafrughu lakum ayyuhas saqalaan

    Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

  32. 55:32

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  33. 55:33

    يَـٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَـٰنٍ

    Yaa ma'sharal jinni wal insi inis tata'tum an tanfuzoo min aqtaaris samaawaati wal ardi fanfuzoo; laa tanfuzoona illaa bisultaan

    Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!

  34. 55:34

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  35. 55:35

    يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ

    Yursalu 'alaikumaa shuwaazum min naarifiw-wa nuhaasun falaa tantasiraan

    Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.

  36. 55:36

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  37. 55:37

    فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ

    Fa-izan shaqqatis samaaa'u fakaanat wardatan kaddihaan

    Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?

  38. 55:38

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  39. 55:39

    فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

    Fa-yawma'izil laa yus'alu 'an zambiheee insunw wa laa jaann

    O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.

  40. 55:40

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  41. 55:41

    يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَـٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ

    Yu'raful mujrimoona biseemaahum fa'yu'khazu binna waasi wal aqdaam

    Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

  42. 55:42

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  43. 55:43

    هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

    Haazihee jahannamul latee yukazzibu bihal mujrimoon

    İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.

  44. 55:44

    يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ

    Yatoofoona bainahaa wa baina hameemim aan

    Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.

  45. 55:45

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  46. 55:46

    وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

    Wa liman khaafa maqaama rabbihee jannataan

    Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.

  47. 55:47

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  48. 55:48

    ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ

    Zawaataaa afnaan

    Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.

  49. 55:49

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  50. 55:50

    فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

    Feehimaa 'aynaani tajriyaan

    Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.

  51. 55:51

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  52. 55:52

    فِيهِمَا مِن كُلِّ فَـٰكِهَةٍ زَوْجَانِ

    Feehimaa min kulli faakihatin zawjaan

    Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.

  53. 55:53

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  54. 55:54

    مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

    Muttaki'eena 'alaa furushim bataaa'inuhaa min istabraq; wajanal jannataini daan

    Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.

  55. 55:55

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  56. 55:56

    فِيهِنَّ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    Feehinna qaasiratut tarfi lam yatmishunna insun qablahum wa laa jaaann

    Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.

  57. 55:57

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  58. 55:58

    كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

    ka annahunnal yaaqootu wal marjaan

    Onlar yakut ve mercan gibidirler.

  59. 55:59

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  60. 55:60

    هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَـٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَـٰنُ

    Hal jazaaa'ul ihsaani illal ihsaan

    İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?

  61. 55:61

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  62. 55:62

    وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

    Wa min doonihimaa jannataan

    Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

  63. 55:63

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  64. 55:64

    مُدْهَآمَّتَانِ

    Mudhaaammataan

    Renkleri koyu yeşildir.

  65. 55:65

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  66. 55:66

    فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

    Feehimaa 'aynaani nad daakhataan

    İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.

  67. 55:67

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  68. 55:68

    فِيهِمَا فَـٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

    Feehimaa faakihatunw wa nakhlunw wa rummaan

    İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.

  69. 55:69

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  70. 55:70

    فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ

    Feehinna khairaatun hisaan

    Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.

  71. 55:71

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  72. 55:72

    حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ

    Hoorum maqsooraatun fil khiyaam

    Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.

  73. 55:73

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  74. 55:74

    لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    Lam yatmis hunna insun qablahum wa laa jaaann

    Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.

  75. 55:75

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  76. 55:76

    مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ

    Muttaki'eena 'alaa rafrafin khudrinw wa 'abqariyyin hisaan

    Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.

  77. 55:77

    فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Fabi ayyi aalaaa'i Rabbikumaa tukazzibaan.

    Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

  78. 55:78

    تَبَـٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    Tabaarakasmu Rabbika Zil-Jalaali wal-Ikraam

    Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

Kaynaklar

  • Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı.
  • Okuyuş: Mişari Raşid el-Afasi, mp3quran.net.
  • Okunuş yalnızca okumaya yardımcıdır. Doğru telaffuzu okuyuştan veya bir hocadan öğrenin.

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

“And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?” — Kamer Suresi 54:17

Bugün bir ayetle başlayın.