Abese Suresi nasıl ezberlenir
“Yüzünü Ekşitti”
- 80. sure
- 42 ayet
- Mekki
- Mushaf sayfa 585
عبس
Uygulama yüklüyse onu açar, değilse App Store / Google Play'i açar.
Surenin tamamını dinleyin
Okuyan: Mişari Raşid el-Afasi
Ne kadar sürer
Her gün sürdürebileceğiniz bir hız seçin:
| Günde 1 ayet | 42 gün |
| Günde 3 ayet | 14 gün |
| Günde 5 ayet | 9 gün |
Ayet ayet nasıl ezberlenir
- Önce dinleyinAyeti birkaç kez dinleyin ve Arapça metni gözünüzle takip edin.
- Sesli tekrarlayınDiliniz alışana kadar tekrar tekrar okuyun. Qaree her tekrarı sayar.
- Ezberden okuyunMetne bakmadan okuyun. Qaree'nin okuma modu sizi dinler ve hata yaptığınız kelimeleri gösterir.
- Birleştirin ve tekrar edinYeni ayeti öncekilerle birlikte okuyun, ertesi gün sureyi bir kez daha tekrar edin.
Abese Suresi: Arapça metni, okunuşu ve meali
-
80:1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
'Abasa wa tawallaa.
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
-
80:2
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ
An jaa-ahul 'a-maa
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
-
80:3
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
Wa maa yudreeka la'allahu yaz zakkaa.
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
-
80:4
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ
Au yaz zak karu fatanfa 'ahuz zikraa.
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
-
80:5
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
Amma manis taghnaa
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
-
80:6
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
Fa-anta lahu tasaddaa
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
-
80:7
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
Wa ma 'alaika allaa yaz zakka.
Arınmak istememesinden sana ne?
-
80:8
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ
Wa amma man jaa-aka yas'a
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
-
80:9
وَهُوَ يَخْشَىٰ
Wahuwa yakhshaa,
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
-
80:10
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ
Fa-anta 'anhu talah haa.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
-
80:11
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ
Kalla innaha tazkirah
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.
-
80:12
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Faman shaa a zakarah
Dileyen onu öğüt kabul eder.
-
80:13
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
Fi suhufim mukar rama,
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
-
80:14
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ
Marfoo'atim mutah hara,
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
-
80:15
بِأَيْدِى سَفَرَةٍ
Bi'aidee safara
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
-
80:16
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ
Kiraamim bararah.
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
-
80:17
قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
Qutilal-insanu maa akfarah.
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!
-
80:18
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ
Min aiyyi shai-in Khalaq
Allah onu hangi şeyden yaratmış?
-
80:19
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
Min nutfatin khalaqahoo faqaddarah.
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;
-
80:20
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
Thummas sabeela yas-sarah
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
-
80:21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
Thumma amatahu fa-aqbarah
Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
-
80:22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
Thumma iza shaa-a ansharah
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
-
80:23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
Kalla lamma yaqdi maa amarah.
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
-
80:24
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
Falyanzuril insanu ilaa ta-amih
İnsan, yiyeceğine bir baksın;
-
80:25
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا
Anna sabab nalmaa-a sabba.
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
-
80:26
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا
Thumma sha qaqnal-arda shaqqa.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:27
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا
Fa ambatna feeha habba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:28
وَعِنَبًا وَقَضْبًا
Wa 'inabaw-wa qadba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:29
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا
Wa zaitoonaw wanakh la'
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:30
وَحَدَآئِقَ غُلْبًا
Wa hadaa-iqa ghulba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:31
وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا
Wa faki hataw-wa abba.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
-
80:32
مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ
Mata'al-lakum wa li-an'amikum.
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
-
80:33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
Faiza jaa-atis saakhah.
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
-
80:34
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
Yauma yafir-rul mar-u min akheeh
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
-
80:35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
Wa ummihee wa abeeh
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
-
80:36
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
Wa sahi batihee wa baneeh.
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
-
80:37
لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ
Likul limri-im-minuhm yaumaa-izin shaa nuy-yughneeh
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
-
80:38
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ
Wujoo huny-yauma-izim-musfira;
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
-
80:39
ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ
Dahi katum mustab shirah
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
-
80:40
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ
Wa wujoohuy yauma-izin 'alaiha ghabar a
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
-
80:41
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ
Tarhaquha qatarah.
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
-
80:42
أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ
Ulaa-ika humul-kafa ratul-fajarah.
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.
Kaynaklar
- Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı.
- Okuyuş: Mişari Raşid el-Afasi, mp3quran.net.
- Okunuş yalnızca okumaya yardımcıdır. Doğru telaffuzu okuyuştan veya bir hocadan öğrenin.
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
“And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?” — Kamer Suresi 54:17